English  |  German  |  Français  
18. Kanalda
Yorum Ekle
x
Başlık   :    
Mesajınız   :    
    veya vazgeç
Kuşaklar
İkinci Yeni / İkindi Vaktinin Hırçın Vazosu
hd

Süresi : 30 dk.
Bölüm No : 3
Yayın Saatleri
17.04.2014 - 00:30

İkinci Yeni belgesel kuşağı dördüncü ve son bölümüyle İz ekranlarına geliyor.

İkinci Yeni’nin üç atlısından ikisi...
İsimleri hep birlikte anılan iki yakın dost...

Şair Edip Cansever ve Turgut Uyar, İkinci Yeni belgesel kuşağına konuk oluyor.

“Hem şiir konuşulabilen hem de patlıcan salatası tarifi verilebilen’ bir dostluktur onlarınki. Yaşam anlayışları gibi şiir anlayışları da birleşir.”

Genellikle sıradan insanın yaşamla uyumsuzluğunu ve iletişimsizliğini dile getirir Cansever. Kapalı bir imge anlayışının egemen olduğu şiirlerinde yaşamın “anlamsız” olarak kavranan durumunu anlatır.

Ece Ayhan’ın deyişiyle “logaritmik şiirlerin şairi” Turgut Uyar; yeni bir dil, yeni bir biçim yaratır. “Anlatmak”tan çok “hissettirir”. İkinci Yeni’nin üç atlısından olan Cemal Süreya’ya göre; “bu şiir, kımıldadıkça kendine benzeyen yeni gövdeler hazırlar, çoğaltır. Tek tek şiirleri yoktur, şiiri vardır. Bölerek parça parça düşünmek silahsızlandırmaktır onu biraz”.

Belgesel dahilinde, şairleri yakından tanıyan arkadaşları, aile üyeleri, yazarlar ve sanatçılarlala görüşülüyor. Bedirhan Toprak, Semih Gümüş, Yelda Karataş, H. Turgut Uyar, Levent Gönenç, Sevinç Altan, Harun Tekin, Devrim Dirlikyapan, Nuran Cansever Birol, Ahmet Oktay ve Uğur Polat “İkindi Vaktinin Hırçın Vazosu”nda bir araya geliyorlar.

Uyar ve Cansever’in yaşamlarından, şiirlerine, hayata bakışlarından, İkinci Yeni’deki yerlerine odaklanan “İkindi Vaktinin Hırçın Vazosu” İz ekranlarında.

“kocaman bir avlunun ortasında durdu durdu
içindeki bomboş avluya bakarak
gökyüzünden arada bir oraya
ölü bir kuş ya düşüyor ya düşmüyordu.

görseydi içinin olmadığını
çekip onca çelenkten bir sap karanfili
koymak ister miydi hiç
bu ikindi vaktinin hırçın vazosuna.

güzleri kullanırdı o kadar sevmese de
dünyayı kullanırdı açıp da penceresini sonsuza
su içse suya benzerdi biraz
konuşsa
üç beş kişi birikirdi herhangi bir köşebaşında
yolu düşse de başka mor-sarı bir akşam kahvesine
ne kadar eşleşirdi van gogh’un bakışıyla.

sevgiler gönderirdi nedense utanırdı da bundan
gönderir gönderir geri alırdı bir gücenikliği sonra.

dün müydü, yüzyıllar mı geçti, bilmiyorum ki
bir yaz sonuydu yalnız denizi sıyırıp geçtik.

iki tek votka içtik varmadan aşiyan’a
konuşmadık hiç, nedense hiç konuşmadık
az sonra kalkıp gitti o
kalakaldım ben oracıkta
kapadım gözlerimi ardından gene birlikte olduk
-garson! bize iki tek votka daha”





Füsun Ertug / 12.12.2013 10:43:18
İkinci Yeni İkindi Vaktinin Hırçın Vazosu
Bu güzelim programın 3. bölümüymüs izledigim. Tüm emegi gecenlerin ellerine saglık. Bu kadar güzel, incelikli, duyarlı, siire, sairlere, elestirmenlere saygılı, bu denli iyi kurgulu ve kamerasını siir gibi kullanmıs bir belgesel izlememistim epeydir. Iz TV ye, Sarküteri yapıma ve gercekten su programı tasarlayan yapan herkese tesekkurler. Fusun Ertug


Facebook     Twitter